logo
 
twitter
Anı/Bilgi Yazılan Tüm Maçlar
(83.110 Maç)

sayfa /3325>>

2025-2026 Sezonu
Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu 2. Maçı
VfB Stuttgart 0-1 Celtic FC (1 )

2025-2026 Sezonu
Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu 2. Maçı
FK Crvena Zvezda 0-2 Lille OSC (Uzatmalarda) (1 )

2025-2026 Sezonu
Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu 2. Maçı
Ferencvarosi TC 2-0 PFK Ludogorets Razgrad (1 )

2025-2026 Sezonu
Şampiyonlar Ligi Son 16 Play-Off Turu 2. Maçı
Paris Saint-Germain 2-2 AS Monaco (1 )

2025-2026 Sezonu
Şampiyonlar Ligi Son 16 Play-Off Turu 2. Maçı
Real Madrid 2-1 Benfica (1 )

2025-2026 Sezonu  
Şampiyonlar Ligi Son 16 Play-Off Turu 2. Maçı
Juventus 3-2 Galatasaray (Uzatmalarda) (1 )

2025-2026 Sezonu
Şampiyonlar Ligi Son 16 Play-Off Turu 2. Maçı
Atalanta Bergamo 4-1 Borussia Dortmund (1 )

2025-2026 Sezonu
Şampiyonlar Ligi Son 16 Play-Off Turu 2. Maçı
Bayer 04 Leverkusen 0-0 Olympiacos FC (1 )

2025-2026 Sezonu
Şampiyonlar Ligi Son 16 Play-Off Turu 2. Maçı
Inter Milan 1-2 FK Bodo Glimt (1 )

2025-2026 Sezonu
Şampiyonlar Ligi Son 16 Play-Off Turu 2. Maçı
Newcastle United 3-2 Qarabag FK (1 )

2025-2026 Sezonu
Şampiyonlar Ligi Son 16 Play-Off Turu 2. Maçı
Atletico Madrid 4-1 Club Brugge (1 )

2025-2026 Sezonu
Ziraat Türkiye Kupası C Grubu 4. Maçı
Gaziantep FK 0-4 Fenerbahçe (1 )

2025-2026 Sezonu
Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu 24. Hafta Maçı
Hesap.com Antalyaspor 2-2 Fenerbahçe

2025-2026 Sezonu
Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
Panathinaikos FC 2-2 FC Viktoria Plzen

2025-2026 Sezonu
Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
PFK Ludogorets Razgrad 2-1 Ferencvarosi TC

2025-2026 Sezonu
Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
Lille OSC 0-1 FK Crvena Zvezda

2025-2026 Sezonu
Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
Celtic FC 1-4 VfB Stuttgart

2025-2026 Sezonu
Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
SK Brann Bergen 0-1 Bologna FC

2025-2026 Sezonu
Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
GNK Dinamo Zagreb 1-3 KRC Genk

2025-2026 Sezonu  
Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
Fenerbahçe 0-3 Nottingham Forest FC

2025-2026 Sezonu
Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
PAOK FC 1-2 RC Celta de Vigo

2025-2026 Sezonu
UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
FC Drita 2-3 NK Celje

2025-2026 Sezonu
UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
Jagiellonia Bialystok 0-3 ACF Fiorentina

2025-2026 Sezonu  
UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
KF Shkendija 0-1 Samsunspor

2025-2026 Sezonu
UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Play-Off Turu 1. Maçı
AC Omonoia Nicosia 0-1 HNK Rijeka




Sadece Video Yüklü Maçları Göster


1993-1994 Sezonu
Şampiyonlar Ligi Final Maçı
18.05.1994, Çarşamba, 21:15
OACA Spyros Louis
Atina, Yunanistan
ACMilan.png
AC Milan
4-0fc-barcelona-1992-2002-logo.png
Barcelona


iki takım arasındaki tüm maçları gör...


          yazi
bu maçla ilgili
anım/bilgim var






Maçın Özeti (Macanilari.com Dailymotion Kanalı)







  •  
    24
    FB
    B
     5710  maç linki

    avrupa kupalarında bir sezonda aynı şehirden birden fazla kupa şampiyonu çıkartan tek şehir milanodur.

    1993-94 de inter salzburgu yenerek uefa kupasını alırken, kentin diğer takımı ac milan da barcelonayı 4-0 yenerek şampiyonlar ligini kazanmıştır.

    aynı sene aynı şehirden birden fazla takımı finale çıkan ama 2 kupayı birden alamayanlar ise;

    madrid
    1961-62 de
    şampiyon kulüplerde benfica 5-3 real madrid(real madrid kaybetti)
    kupa galiplrinde atletico madrid-fiorentina 1-1 ve 3-0 ile atletico madrid kupayı aldı.

    1985-86 da
    kupa galiplerinde dinamo kiev 3-0 atletico madrid(atletico kupayı kaybetti)
    uefa kupasında real madrid-fc köln 5-1 ve 0-2 ile ral madrid kupayı aldı.

    glasgow (1966/67)
    şampiyon kulüplerde celtic 2-1 inter(celtic kupayı aldı)
    kupa galiplerinde bayern münich 1-0 glasgow rangers(rangers kupayı kaybetti)

    liverpool (1984/85)
    şampiyon kulüplerde juventus 1-0 liverpool(heyseldeki olaylı maçta liverpool kupayı kaybetti)
    kupa galiplerinde everton 3-1 rapid wien (everton kupayı aldı)


    (Pele "Siyah İnci", 06-08-2008 11:18:32 ~ 11:20:54)

     





  •  
    11
    GB
    B
     5742

    yarı final maçları oynanmadan anket yapmışlardı.oranları hatırlamıyorum ama ezici bir çoğunluk milan-barça finali bekliyordu yine büyük çoğunluk milan'ın şampiyon olacağına inanıyordu.maçı dayımlarda kalabalık bir ortamda izlemiştim.orada da herkes milan'a kesin favori gözüyle bakıyordu.okulda, sokakta, mahallede de herkes milan diyordu.milan zorlanmadan aldı bu maçı.milan renklerine rağmen, barça ise cruijfflu o ofansif hollanda futboluna rağmen bugüne kadar hiç sempatik gelmediler bana.

    (Alan Shearer, 06-08-2008 15:27:49)

     



  •  
    14
    ADL
    A
     5743

    hemen karşı kıyıda atina'da oynanmıştı ama bizim sporsever,futbolsever türk medyasından sadece ömer üründül yerinde izlemişti.geri kalasn kısmı belki tvden bile izlememiştir.bu da medya eleştirisi olsun..

    (Altan Yerdenayaga, 06-08-2008 15:33:13)

     



  •  
    38
    BJK
    B
     14111

    dejan savicevic barcelona'nın sol bekini yaptığı baskı sonucu topu alır ve ceza alanının sağ kanattaki çizgsini üzerinden inanılmaz bir aşırtma vuruşla topu filelere gönderir... gerçekten çok enteresan bir gol...

    (Ulvi Güveneroğlu, 01-04-2009 17:53:43)

     



  •  
    24
    FB
    B
     20065

    bu maçı aslında hollandalı hakem john blankenstein atanmıştı ama kendisi eşcinsel olduğunu daha önceden açıklamış bir hakemdi ve milan klübü başkanı berlusconi sayesinde maçın hakemi değişti.

    konu ile ilgili www.goal.com sitesinden 14.mayıs.2009 tarihli ali murat hamarat imzalı (yorum) düdük cinsel tercih dinlemez başlıklı yazıdam alıntıdır

    türkiye’de eşcinsel olduğu için maç yönetemeyen bir hakemin dramı bugünlerde manşetleri süslüyor. cinsel tercihlerin mesleklerinin önüne geçtikleri iddiası bir tarafa, üç yıl önce ölen hollandalı john blankenstein sahalardaki duruşuyla dikkatleri çekmişti.

    lahey’de bir amatör futbolcu olarak milyarların peşinden koştuğu meşin yuvarlakla tanışmış, kısa sürede hakemliğe terfi etmişti. önce amatör sahaların tozunu yuttu, ardından profesyonel olmuştu. 1979-1996 yılları arasında beş yüzden fazla maçı yöneten hakem, kimsenin söylemeye cesaret edemediği şeyi itiraf etmiş; "ben eşcinselim" demişti.

    fıfa, hollandalı'nın cinsel tercihine ilk dönem karışmayarak her zamanki tutumunu sürdürmüştü. gelgelelim fıfa, bir süre sonra başka bir ayrıntıya, hakemin kıyafetine takılacaktı. blankenstein,1987 yılında kanada’da bir gay barında fıfa ceketiyle görülmüştü. işte bu gelişme, hollandalı hakemin kaderini de belirleyecekti. onu orada gördüğü iddia edilen fıfa yetkilisinin ise adı hiçbir zaman bilinemedi. hakemin gay barda ne işi olabilirdi... blankenstein da aslında bu noktaya takılmıştı ve "barlara takılmak gibi bir alışkanlığım yok. fıfa ceketiyle niye bir gay barına gideyim ki! hiç seksi değil..." açıklamasını yapmıştı. hollandalı hakem belli ki olup bitenle dalga geçiyordu. ancak dünya futbolunun patronu fıfa, onu asla affetmeyecekti.

    uefa ile fıfa'yı birbirine düşürdü

    john blankenstein avrupa’nın yükselen yıldızlarından biri olarak 1990 dünya kupası’nda uefa tarafından aday gösterilmişti. fıfa tutumunu değiştirmedi. eşcinsel hakeme görevi vermemişti. uefa ile fıfa arasında gerginlik sebebi olan blankenstein 1992’de isveç’teydi. ne de olsa uefa’nın kendi organizasyonunda onu maçlara atamasına kimse bir şey diyemezdi. hollandalı, euro 92’de danimarka ile karşılaşacak ingiltere’nin maçına atandığında daily mail, homofobinin kalemşörlüğüne soyunmuştu. ingiliz gazetesi, “bugünkü maçın hakemi gay” diye manşet atıyor ve ingiliz futbolculara nasıl davranılması gerektiğini öğütlüyordu.

    berlusconi bastırınca finali yönetemedi

    1993’te juventus ile dortmund arasındaki uefa kupası finalini yöneten blankenstein, ertesi yılın şampiyonlar ligi finaline atanmıştı. o zamanlar milan başkanı olan, şimdilerin başbakanı silvio berlusconi, rakipleri barcelona’nın kadrosundaki hollandalılara dikkat çekmiş, la gazzette dello sport ise hikâyeyi daha da ileri götürerek hakemin cinsel tercihine dikkat çekmişti. baskılar nedeniyle başka bir hakemin atanacağı maçı milan farklı kazanacaktı.

    bir yandan hollanda’nın gerek olimpiyat komitesi’nde, gerekse fıfa ve uefa nezdinde delegesi olarak çalışmaya devam eden, diğer yandan da her türlü ayrımcılığa karşı bayrak açan blankenstein, birçok eşcinsel oluşumda aktif rol almıştı. avrupa gay ve lezbiyenler spor federasyonu’na üye olan ve uefa’nın ırkçılığa karşı düzenlediği kampanyalarda da konuşmalar yapan bu sıradışı hakem, 2006’da nadir görülen bir böbrek hastalığından ölene kadar mücadelesine devam etmişti.

    (Pele "Siyah İnci", 27-06-2009 12:09:37)

     





  •  
    19
    FB
    B
     23376

    ek bilgi (kadroların ad ve soyadlarıyla beraber vermek istedim);

    hakem: philip don (ingiltere)

    ac milan (teknik direktör: fabio capello)
    sebastiano rossi, mauro tassotti (kaptan), christian panucci, filippo galli, paolo maldini (stefano nava 84), demetrio albertini, roberto donadoni, marcel desailly, zvonimir boban, dejan saviçeviç, daniele massaro

    barcelona (teknik direktör: johan cruijff)
    andoni zubizarreta (kaptan), albert ferrer, ronald koeman, miguel angel nadal, sergi barjoan (quique estebaranz 73), josep guardiola, jose mari bakero, guillermo amor, txiki beguiristain (eusebio sacristan 51), khristo stoichkov, romario de souza

    goller:
    dk. 22 daniele massaro (1-0)
    dk. 45 daniele massaro (2-0)
    dk. 47 dejan savicevic (3-0)
    dk. 59 marcel desailly (4-0)

    (Hasan Gülmüş, 08-08-2009 02:06:24)

     



  •  
    16
    GB
    B
     36736

    fourfourtwo dergisi mayıs 2006 sayısından;

    "unutulmaz 20"

    futbol berabere bitebilen ender sporlardan biri... finaller hariç! bu yüzden bütün finaller heyecanlıdır ama bazıları daha heyecanlı...

    #4
    milan: 4
    barcelona: 0
    18 mayıs 1994

    atina'nın spiros louis stadı'nda milan ile barcelona karşı karşıya. milan bir ay önceden lig şampiyonluğunu garantilediği için kendisini bu maça iyi konsantre etmiş durumda. ancak savunmanın ortasındaki iki yıldız, franco baresi ve alessandro costacurta, cezalı olduklan için finalde yoklar. cruyff yönetimindeki barcelona ise hücum futbolunun en önemli temsilcisi. onlar da finalden üç gün önce deportivo'lu miroslav djukiç'in kaçırdığı penaltı sayesinde şampiyonluğu yakalamış durumdalar. maç başlayınca milan'ın daha iyi konsantre olduğu ortaya çıkıyor. daniele massaro 22 ve 45'teki golleriyle kupayı müjdeliyor. sahanın yıldızı dejan saviçeviç'in sağ taç çizgisinden andoni zubizarreta'ya yaptığı aşırtma ve marcel desailly'nin golü farkı getiriyor.

    (Hasan Cemal Polat "Hasan Polat", 20-10-2009 11:55:52 ~ 11:57:03)

     



  •  
    16
    GB
    B
     45186

    fourfourtwo dergisi mayıs 2007 sayısından;

    yine yeni yeniden atina

    milan, 1986'da silvio berlusconi'nin kulübü satın almasının ardından büyük bir değişim yaşamıştı. arrigo sacchi, italya'ya müthiş bir yenilik getirip hücumu seven bir ekip yaratmıştı. öyle ki bu takım 1987-1990 arasında bir lig şampiyonluğu ve iki avrupa şampiyonluğu kazanmıştı. üç hollandalı rijkaard, gullit ve van basten, milan'ın simgeleri haline gelmişti.

    1991'de başta van basten olmak üzere bazı yıldızların muhalefeti nedeniyle sacchi'ye el sallandı. yerineyse futbolculuk kariyeri tartışılmayacak kadar parlak geçen ama teknik adamlık kariyeri milan genç takımını aşmayan fabio capello getirildi. capello'nun gelişiyle milan'ın performansı daha da üst seviyeye çıktı. 1991-92 sezonunda milan, serie a'yı namağlup şampiyon kapattı. bu arada neredeyse ultra hücum futbolu oynuyordu takım. önüne gelene öyle mecazi değil hakikaten "5" atan bir ekipti. ne var ki 1992-93 sezonunda van basten'in giderek sıklaşan sakatlıkları ve gullit'in yarattığı huzursuzluklar, capello'nun birtakım değişiklikler yapmaya başlamasına neden oldu. o sezon şampiyonlar ligi finalinde marsilya'ya 1-0 yenilen milan için 1993-94 sezonu farklı olacaktı.

    artık van basten yoktu. gullit yoktu. rijkaard yoktu. saviçeviç, boban gibi isimler takıma katılmış, baresive maldini'nin sırtladığı savunma ön plana çıkartılmış, gol atma işi de ileride massaro'ya bırakılmıştı. bu sayede lig sezonunda 1-0'lık galibiyetler serisi bekliyordu milan'ı.

    barcelona ise 1988'de takımın başına johan cruyff u getirerek farklı bir aşamaya geçmişti. hücum futbolunu seven nou camp ahalisi için bundan iyi bir seçim olamazdı. zaten oğlunun adını katalan azizi jordi'den (ürgüplü'dür o aziz) esinlenerek koyan cruyff, gözlerinde bir ilahtı.

    cruyff geldiğinde lineker'i sağ açık oynatmak gibi birtakım anlamsız hareketler de yapsa ardından dream team (rüya takım) adı verilen ekibin inşasına başladı. hollandalı ronald koeman'dan bulgar hristo stoichkov'a, danimarkalı michael laudrup'tan brezilyalı romario'ya kadar büyük ve keyif verici yıldızlar barcelona yolunu tuttu.

    1991'den itibaren ligde şampiyonluklar da gelmeye başlamıştı. nitekim bu seri 1992'de wembley'de koeman'ın uzatmada sampdoria'ya attığı o inanılmaz frikik golüyle zirveye ulaştı. artık avrupa şampiyonuydu cruyff un takımı. 1993-94 sezonuna gelindiğinde romario da katılmıştı barcelona'ya. hedef belliydi: avrupa şampiyonluğu.

    ilk turda milan, isviçre temsilcisi aarau'yu deplasmanda papin'le devirip rövanşta 0-0'la turu geçti. barça'nınsa işi zordu. dinamo kiev'e 3-1 yenilmişlerdi. ama rövanşı 4-1 alıp yollarına devam ettiler. ikinci turda milan, danimarka temsilcisi fc kobenhavn önünde deplasmanda 6-0 kazanıp grupların yolunu açtı. rövanş da 1-0 sona erdi. barca ilk tura oranla daha rahattı. austria wien'i 3-0 ve 2-1'lik galibiyetlerle geçtiler.

    a grubu'nda barcelona, 0-0'lık ali sami yen beraberliğiyle maçlarına başladı. monaco'yu 2-0 devirirken goller şimdinin yöneticisi beguiristain'dan geliyordu. spartak moskova deplasmanında 2-0'lık galibiyeti koruyamayan barca 2-2'yle razı olmuştu. ama bu maçın rövanşında stauce'nin koruduğu kaleyi bombardımana tutan barcelona 5-1'le gücünü kanıtlıyordu. 3-0'lık galatasaray ve 1-0'lık monaco galibiyetleri yarı finalin yolunu açmıştı.

    milan ise grubuna 0-0'lık anderlecht maçıyla başladı. porto 3-0'la ve werder bremen 2-1'le geçildi. bremen'de alınan 1-1'lik beraberlik, 0-0'lık anderlecht ve porto maçları, kırmızı-siyahhları savun-malarıyla yan finale çıkardı.

    yarı finaller tek maç üzerinden grup birincilerinin sahasında yapılacaktı. milan, monaco engelini desailly, albertini ve massaro'nun golleriyle 3-0 geçti. barcelona da porto'ya aynı tarifeyi stoichkov (2) ve koeman'la uyguladı. devler finaldeydi artık.

    18 mayıs 1994'te atina'da finalden önce ahval ve şerait şundan ibaretti. milan, sene a'da haftalar öncesinden şampiyonluğunu ilan etmişti. bu yüzden neredeyse üç haftadır sadece bu final maçına odaklanmışlardı. capello'nun aklı fikri barcelona'daydı. barcelona ise final maçından üç gün önce deportivolu djukiç'in son saniyede kaçırdığı penaltı sayesinde şampiyonluğa ulaşmıştı. akılların atina'ya gelmesi, konsantrasyonun sağlanması pek kolay görünmüyordu. milan'da kalede penaltı kurtarma uzmanı sebastiano rossi olacaktı. savunmada ise hem costacurta hem de baba baresi cezalıydı. bu durum yüzünden emekli olmaya hazırlanan tasotti sağ beke geçmiş, maldini soldan ortaya geçerken filippo galli ona eşlik görevi almıştı. sağ bek olarak bilinen capello'nun fetiş oyuncusu panucci ise sol beke gelmişti. orta sahada donadoni (şimdinin italya milli takımı hocası), fransız desailly (capello onu savunmadan orta sahaya çıkartarak yenilik yapmıştı), albertini ve hırvat boban vardı. ilerideyse saviçeviç ve massaro yer alıyordu. barça'ya gelince. kalede ispanya milli takımı'nın da kalesini koruyan andoni zubizarreta yer alıyordu. savunmada ferrer, nadal (tenisçi rafael nadal'ın amcası), koeman (o sezon 8 golle werderli rufer'le birlikte kupanın gol kralıydı) ve sergi (barca formasıyla ilk resmi maçını aynı sezon galatasaray'a karşı oynamıştı) bulunuyordu. orta sahada guardiola, bakero (o ve eşine ali şen, helikopterle istanbul turu attırmıştı) ve amor, ileride ise stoichkov, romario ve beguiristain vardı.

    76 bin kişinin doldurduğu tribünler, ingiliz hakem philip don'un yöneteceği maçı izleyecekti. herkesin ortak kanısı milan'ın klasik olarak geriye çekilip kontratak arayacağı şeklindeydi. ne var ki capello tuzak hazırlamıştı. saviçeviç'in muhteşem orkestra şefliğinde barcelona'yı imha planı uygulamaya geçti.

    22 ve 45. dakikalarda massaro'nun attığı goller milan için kupanın bir ucundan tutmak demekti. ikinci yarının hemen başında saviçeviç'in sağ taç çizgisinden kaleci zubizarreta'nm çıktığını görerek yaptığı aşırtma maçı tamamen bitirdi. 58'de desailly'nin attığı gol, iki takımın futbolcularını da rahatlattı. kalan bölümde gol olmadı. kupayı tassotti kaldırıyordu milan adına.

    maç bitiminde stadın yanında barcelona otobüsünde çıt çıkmıyordu. cruyff sinirli biçimde otobüse bindi ve bugün bile çözüm bulunamayan barcelona'nın kaleci sorununu resmen başlatan sözlerini söyledi: "zubi satış listesindesin."

    (Hasan Cemal Polat "Hasan Polat", 28-11-2009 00:43:26)

     



  •  
    16
    GB
    B
     46322

    fourfourtwo dergisi ekim 2007 sayısından;

    "kupalara" layıksın sen

    avrupa'nın en prestijli kupası şampiyonlar ligi'nde sadece oynamak için can atan futbolcular varken, onlar oynamakla kalmayıp kupa da kaldırdı. üstelik bunu sadece tek takımla yapmadılar. huzurlarınızda devler ligi'nin altı özel oyuncusu.

    -caner eler

    christian panucci
    (milan/1993-94, real madrid /1997-98)

    franco baresi ve alessandro costacurta cezaları nedeniyle maçta oynayamıyordu. savunmada olmayan iki büyük ismin boşluğunu doldurma görevlerinden biri de onundu. genoa'dan daha o sezon alınan 21 yaşındaki gencecik futbolcu sağ koridorda bir körük gibi ileri geri çalışıyordu. enerjisi hiç tükenmiyor, tam tersine maç sona yaklaştıkça o daha çok koşuyordu. atina olimpiyat stadı'nı dolduran binlerce milanlı, barcelona karşısında alınan 4-0'lık tarihi zaferin keyfini çıkartırken o da yıldız oyuncu olmak için ilk büyük adımı atıyordu. kutlamalar sırasında forma ve şortu kaptırınca kupa seremonisinde sadece iç çamaşırıyla kalması da hafızalardaki yerini hâlâ koruyor. fabio capello yine sihrini konuşturmuş, christian panucci adlı genci dünyanın en iyi sağ beklerinden biri olma yoluna çoktan sokmuştu. milan ile geçen başanlı sezonlardan sonra real madrid'e giden capello, panueci'yi de yanında götürüyordu. panucci böylelikle real madrid tarihinin italyan futbolcusu oluyordu. fabio capeilo milan'ın acil çağrısına cevap verip italya'ya dönünce panucci'nin hizmetlerinden yararlanmak alman jupp heynckes'e kalıyordu. çok yönlü oyunuyla dikkat çeken christian panucci, zaman zaman savunmada kritik hatalar yapsa da bindirmeleri ve tatlı sert oyunuyla sağbek pozisyonunda çok etkiliydi. solda roberto carlos, sağda panucci ile müthiş bir kanat gücüne kavuşan real madrid 1997-98 sezonunda fırtına gibi esti ve amsterdam'daki final de juventus'u mağlup etmeyi başardı. böylelikle italyan oyuncu milan'dan sonra real madrid formasıyla da şampiyonlar ligi formasını kazanmış oldu. 1999'da ülkesine inter formasıyla döndükten sonra burada istediği ortamı bulamayınca chelsea ve monaco gibi takımlarda kiralık olarak oynadı. 2001 yılında manevi babası fabio capello'nun yanına roma'ya gitti ve halen bu takımda forma giymekte...

    1997-1998 sezonu şampiyonlar ligi final maçı
    real madrid 1-0 juventus
    http://www.macanilari.com...etir.php?fid=199719985089

    (Hasan Cemal Polat "Hasan Polat", 07-12-2009 15:26:32)

     



  •  
    16
    GB
    B
     46328

    fourfourtwo dergisi ekim 2007 sayısından;

    "kupalara" layıksın sen

    avrupa'nın en prestijli kupası şampiyonlar ligi'nde sadece oynamak için can atan futbolcular varken, onlar oynamakla kalmayıp kupa da kaldırdı. üstelik bunu sadece tek takımla yapmadılar. huzurlarınızda devler ligi'nin altı özel oyuncusu.

    -caner eler

    marcel desailly
    (marsilya 1992-93, milan 1993-94)

    marcel desailly, yaşamını tüm ayrıntılarıyla anlattığı "kaptan" adlı kitabında, 1992 yazında o zamanlar menajerliğini yapan pape diouf un (şu anda marsilya başkanı) çabalarıyla ilk transferini gerçekleştirdiği marsilya'da karşılaştığı ortamı tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermişti. nantes gibi sistematik, teknik direktörün yönettiği bir takımdan başkan bernard tapie'nin çiftliği gibi idare ettiği marsilya'ya gelen bir futbolcunun yaşadığı şoku, hayal kırıklıklarını yansıtmıştı. ancak desailly, mücadeleden vazgeçmeyen ruhuyla kötü başladığı sezonu rüya gibisonlandırmıştı. boli, angloma, sauzee ve di meco ile final maçında savunmada gösterdiği uyum milan gibi o yıkarın en iyi takımı karşısındaki şampiyonluk başarısının anahtarıydı. 25 yaşında, futboju henüz yeni yeni olgunlaşan bir isim olarak bu zafere çok önemli katkılar sağlamıştı.

    başarı gelse de marsilya'da uzun süredir kaynayan kazan artık devrilmişti. tapie, desailly'i kulübün maddi durumu nedeniyle transferin son gününde milan'a satmayı kabul ediyordu.takıma gelen yabancıların ilk zamanlar uyum sağlamakta zorlandığı bir ekipte capello t