doğu almanya ile batı almanya'nın tarihteki ilk ve tek karşılaşması. finallerin batı almanya'da yapılıyor olması da maça ayrı bir anlam katıyordu. maçı, rakibine göre çok daha zayıf olan doğu almanya 78. dakikada juergen sparwasser'in attığı golle 1-0 kazandı. bu büyük bir sürpriz ve almanya'nın doğu yakası için müthiş bir sevinçti. kimileri bu yenilginin hollanda ile erken eşleşmek istemeyen batı almanya'nın taktiksel bir oyunu olduğunu söylese de, tarih eşleşmeleri ya da taktikleri değil, maçın skorunu yazıyordu; zafer, doğu almanya'nın olmuştu.
1974 dünya kupasında harika bir dünya kupası ve muhteşem bir f. almanya takımı vardır. herkes merakla hollanda, f. almanya,brezilya gibi takımları seyretmenin heyecanı içindedir.ama önce grupları geçmek gerekir. şampiyonluk adayı da olsanız önce ilk turu geçmek durumdasınızdır. bu işin ciddiyetine en fazla sahip takımlardan biri olarak çıkar sahaya f. almanya. rakip doğu almanya’dır. soğuk savaşın zorlu yıllarının gerginleştirdiği ortamda, zorla bölünmüş bir ülkenin iki yakası yeşil sahada karşı karşıyadır. favoriyi ise tartışan yoktur. tabii ki beckenbauerli,müllerli f. almanya’dır. ama işte maç oynanmadan kazanılmaz. daha sonra kupayı kaldıracak olan f. almanya bir türlü golü bulamaz ve 77. dakikada jurgen sparwasser tarih yazacak golü atar. herkes şaşkınlık geçiriyor olabilir ama almanya’nın doğu yakası yıkılıyordur. uzun yıllar o golle yaşar, o golle heyecanlanır doğu almanlar.hâlâ bugün “sparwasser o golü attığında neredeydin?”diye birbirlerine takılırlar.
batı almanya ile doğu almanyanın adeta savaştığı maç. trt2'de izlediğim "bir oyundan da öte" belgeselinde maçtan önce batı almanların, "tamam doğu almanya jimlastikte felan iyi olabilir ama bu oyun bizim oyunumuz ve doğu almanları çok rahat yeneceğiz" dediklerini ama batı almanya'nın evsahipliği yaptığı maçtan yenilgi ile ayrılıp rüyalarından uyandıkları anlatılıyor.
tanıl bora'nın "karhanede romantizm: futbol yazıları" adlı kitabında bulunan "milli takım - mecburi destek, mecburi aşk mı?" başlıklı yazısından;
demokratik almanya cumhuriyeti'nin kısa ömrünün belki de en şanlı anıydı: 1974 dünya kupası'nda sparwasser'in "düşman-kardeş" batı almanya'ya attığı galibiyet golü. ve doğu almanya'da yıllarca "ortaklık duygusunun" en sağlam kerteriz noktası oldu, şu sual: "sparwasser gol attığında neredeydin, ne yapıyordun?"
halit kıvanç'ın 1983 basımlı "gool diye diye" kitabından;
1974 dünya kupası'nda ilk ilginç maç, iki almanya'yı çarpıştıran karşılaşmaydı. genç futbolcu sparwasser'in tarihe geçen golüyle, doğu'dakiler, batıdakileri yenmişlerdi. demokratik almanya'nın federal almanya'ya 1-0'lık galibiyeti, şampiyonanın ilk sansasyonunu yaratmıştı. ikincisi ise, türk hakemi doğan babacan'ın kırmızı kartını çıkarması oldu.
tarih: 22 haziran 1974 cumartesi, volkspark stadyumu / hamburg
seyirci: 60.350 kisi
hakemler: ramon ivannoe barreto ruiz (uruguay), armando marquez (brezilya), luis pestarino (arjantin)
d.almanya: jürgen croy, gerd kische, bernd bransch (kaptan), konrad weise, siegmar wätzlich, harald irmscher (66 erich hamann), lothar kurbjuweit, hans jürgen kreische, reinhard lauck, jürgen sparwasser, martin hoffmann
teknik direktör: georg buschner (almanya)
b.almanya: sepp maier, berti vogts, katsche schwarzenbeck (69 horst dieter höttges), franz beckenbauer (kaptan), paul breitner, bernd cullmann, jürgen grabowski, uli hoeness, gerd müller, wolfgang overath (69 günter theodor netzer), heinz flohe
teknik direktör: helmut schön (almanya)
ilk basımı 1996 olan simon kuper'in "futbol asla sadece futbol değildir" kitabından;
futbolun politikayla hiçbir ilgisi olmadığını düşünen varsa, mutlaka klopfleisch'la konuşmalıdır. iri yarı, sarışın, ay yüzlü bu adam, yanlış takımları tuttuğu için demokratik alman cumhuriyeti nden atılmıştı. onunla berlin'den ayrılmak üzere olduğum günlerde tanıştım. 1991 yılıydı. o da doğu berlin'i iki yıl önce terk etmişti ve demokratik almanya adına artık haritalarda bile rastlanmıyordu, ama o yine de komünizm hakkında konuşmaktan kendini alamıyordu. "artık geceleri uyuyamıyorum, karım da uyuyamıyor, çünkü o ülkeyi yöneten caniler hâlâ serbest."
iki almanya arasında yapılan tek maçı, demokratik almanya'nın kazanmış olması, tarihin son derece önemsiz bir ironisi olsa gerek. iki takım 1974 dünya kupası'nda karşılaşmışlar ve doğu, batı'yı 1-0 yenmişti. (golü atan jürgen sparwasser, daha sonra batı'ya iltica etmişti.) bu maçtan söz ettiğim zaman klopfleisch uzaklara baktı. "hiçbir şey anlamıyorum", dedi. "o gün bizim evde bir matem havası vardı. gerçi şansla alınmış bir yenilgiydi ama doğu berlin'de büyük kutlamalar yapılıyordu. bence en kötü olay tribünde oturan 300 tane partili politikacınn, futboldan hiç anlamadıkları için, ellerindeki doğu almanya amblemli küçük bayrakları sallayarak hep yanlış zamanlarda alkışlamaya başlamasıydı". klopfleisch o maçı televizyondan izlemek zorunda kalmıştı. sadece sovyet bloğu içinde seyahat edebiliyordu ve etti de.
ilk basımı 2002 olan christian eichkler'in "futbolun beceriksizleri ansiklopedisi" kitabından;
schön, helmut, sepp herberger'in yanı sıra, alman milli takımının gelmiş geçmiş en başarılı antrenörlerinden biriydi -ama yine de bir antrenör olarak almanya on birinin tattırdığı politik anlamda en berbat yenilgiyi yaşamak zorunda kalmıştı. jürgen sparwasser, 22 haziran 1974 le, saat 21.03'te, batılı alman kardeşlerinin ve de dresden doğumlu schön'ün tam kalbine bir hançer saplamış ve attığı golle ddr'yi (eski demokratik alman cumhuriyeti), iki alman ulusunun karşılaştığı yegane milli maçta, 1-0'la öne geçmişti. sportif açıdan bakıldığında, alman futbol federasyonu için bu yenilgi uğur getirmişti denilebilir; zira grup birincisi olan ddr ikinci turda -şanssızlıkla- dünya şampiyonasının favorilerinden brezilya, arjantin ve hollanda ile eşleşirken, helmut schön, isveç, yugoslavya ve polonya'yla eşleşerek başarılı oldu ve galibiyetle sonuçlanacak olan finale yükseldi.
soğuk savaş'ın zirvede olduğu yıllar. batı almanya ile doğu almanya'nın arasındaki maç tam bu günlere denk geliyor. batı tarafı şampiyonluk adayı. doğu tarafı ise ilk iki maçta gösterdiği performansı sergileyip turu geçmek istiyor. bu maçın anlamı o kadar büyük ki... karşılaşma hamburg'da. beklendiği gibi batı maça atak başlıyor. ama bir türlü aşılamıyor berlin duvarı. golle eşanlamlı hale gelen gerd müller bile başaramıyor topu içeri dürtmeyi. ikinci yarıda gelişiyor doğu kontratağı. hamann, jürgen spanvasser'i sağdan kaçırıyor. magdeburglu futbolcu, berti vogts'u geçtikten sonra sepp maier'i avlıyor. sonrası baü için işkence gibi. maç sonrasında teknik direktör helmut sehön'e eleştiriler geliyor. "takımı beckenbauer yapıyor" yorumları yapılıyor. ama çok az kişi işin doğrusunu görebiliyor. eğer grubu batı almanya birinci sırada bitirseydi ikinci turda hollanda'nın grubunda yer alacaktı. hollanda ile oynanan final maçı için bkz. 4 numara.
#41
spanvasser'in golü batı almanya'yı şaşkına çevirdi
doğu almanya vs batı almanya, 1974
1974'deki turnuvanın açılış maçının tamamını komünist rakipleri şili'yi yuhalayarak geçiren alman taraftarlar -ki o maçtaki tek gollerini daha önce marksist olduğunu açıklayan paul breitner atmıştı- bu maçtan beş gün sonra oynanacak 90 dakikayı iple çekmekteydi. savaş sonrası dönemde siyasi açıdan birbirine en kin duyan iki ekip, batı almanya ile doğu almanya maç yapacaktı.
maçı izlemek üzere hamburg'a gelen 3.000 doğu alman "misafir", maçın sonlarına doğru jürgen spanvasser'in kaleci sepp maier'i avladığı golle büyük bir şaşkınlık yaşamıştı, bu golden sonra ev sahibi takımın taraftarları doğudaki kuzenlerinin aksine takımlarına öfke kusmaya başlamış, sinirden burnundan duman çıkartan teknik direktör helmut schön de "resmen itibarımız zedelendi" ifadesini kullanmıştı. spanvasser ülkesine döndüğünde bir kahraman gibi karşılanmayı umut ederken, batı almanya takımlarını tutan öfkeli taraftarlardan ölüm tehditleri almıştı.
doğu alman milli takımı "özel maçlarda dünya şampiyonu" olarak tanınırdı. bu stasi'nin etkisinin bile belli bir sınırı olduğunu gösteriyor. doğu almanya hiçbir avrupa şampiyonasına katılmayı başaramadı, dünya kupalarınaysa sadece bir kere katılabildi.
1952'deki ilk maçlarında polonya'ya 3-0 yenilmelerinden sonra bir galibiyet görene kadar üç yıl beklemeleri gerekecekti. 1966'da en iyi oyuncuların, milli takıma oyuncu yetiştiren belli kulüplere gitmesi emredildi. otoriteler peş peşe gelecek kupaları bekliyorlardı. bu çok uzun bir bekleyişti.
1974'te doğu almanya, tarihindeki tek dünya kupastna katıldı ve son grup maçında teati almanya ile karşı karşıya geldiler. batı almanlar, jurgen sparvvasser bir karmaşanın içerisinde topla hareketlenip bitime dakikalar kala doğu almanlar'ın galibiyet golünü attığında dağılmış gibilerdi ama ikinci tur gruplarına kalmayı bildiler. sparwasser ise doğu almanya futbolu hakkındaki kararını, 1988'de batı'ya iltica ederek vermiş oldu.
doğu almanya, batı'ya karşı elde ettiği "bütün maçları kazanma" sicilini, onlarla bir daha oynamayı reddederek korudu. takımın en başarılı turnuvasıysa 1976'da altın madalya kazandıkları montreal olimpiyatları oldu. tabii amatör olduğu iddia edilen futbolcuların iyi maaşlı profesyoneller olduklarını unutmamak lazım. 1990 dünya kupası'na katılmaya da çok yaklaşmışlardı ama ülkenin çatırdamakta oluşu, batılı menajerlerin kamp çevresinde dolanıp durmaları, onların avusturya'ya 3-0 kaybettikleri son grup maçından daha çok ilgilerini çekmişe benziyordu.
doğu alman milli takımı formasını giyen bir grup oyuncu, içlerinde doğu almanya'nın son golünü atma şerefine nail olmuş matthias sammer de vardı, daha sonra yeni birleşmiş almanya adına da oynayacaklardı. dostluk maçlarının efendileri için gösteri vakti sona ermişti.